Edep yahu!
13 Nisan 2007Susacak ve kimseye bir şey anlatmayacaktım. Hatta konuyla hiç alakası olmayan sevgili Didem Kamoy’un merak ederek sorduğu soruya bile üzülerek cevap yazmayacak, olan biteni ve “ismi lazım değil” birilerinin yaptığı edepsizlikleri sineye çekecektim. Çünkü kimseyle kavga etmek ya da birilerini kırmak gibi bir niyetim yoktu…
Ama son olarak Onur Yalazı’nın beni ve benim üzerimden de Pardus Projesi’ni hedef alan “hakaretâmiz” yazısından sonra birkaç noktayı açıklamanın artık gerekli olduğuna inanıyorum.
Madde madde gideceğim:
Bugün kamunun vergileri ile beslenip, üreten (bunu yadsımıyorum) bu insanlar, bu kadar zamanda kamuya ne kadar geri dönüş sağladılar? Devlet Planlama Teşkilatı ile ortak bir çalışma düşünüldü/yapıldı ya da yapılacak mı? Devletin kendi ürettiğini kullanma niyeti ortaya çıkarıldı mı? Veya Devlet İstatistik Enstitüsü yeni adı ile Türkiye İstatistik Kurumu ile ortak çalışma yapıp, şu ana kadar Uludağ Projesinde yapılan işlerin Türkiye’ye katkısı/zararı, hesaplandı mı? Projenin maliyet analizi, devlet bütçesine olan etkileri neden açıklanmıyor? Çok mu gizli? Yoksa bilgi edinme hakkımız sadece dilekçe verirsek mi var?
demiş Onur Yalazı… Onur Yalazı herhalde bilmiyor, TÜBİTAK UEKAE kamunun vergileriyle beslenen bir kurum değil. Her yıl geliri giderinden fazla olan, özkaynaklarıyla büyüyen, Genel Bütçe’ye katkıda bulunan bir özerk yapı. Bir başka deyişle, “köyden kavanoz kavanoz gelen yetim ezmeleriyle” beslenmiyor bu ekip… Bunun öncelikle bilinmesinde fayda var.
Sanırım Onur Yalazı’nın yazması var ama okuması yok. Hayır çünkü olsaydı, bu projenin 3,5 yıllık maliyetinin 1 milyon doları (maaşlar, devlete ödenen sigorta primleri, kiralar, donanımlar ve harcanan elektrik dahil) biraz aşan bir meblağdan ibaret olduğunu ve tek başına ASAL Projesi ile sağlanan “tasarruf”un bu rakamdan fazla olduğunu sağdan soldan, gazetelerden, aylık ekonomi dergilerinden okuyabilirdi… Artistanbul ofisinde beş klasör dolusu haber çıktısı var, dilerse kendisine takdim edebilirim. Eminim Google isimli “şeytan icadı” da aynı işlevi görecektir.
Sadece ASAL Projesi’nden bahsediyorum, şu anda açıklama durumunda olmadığım diğer kamu projelerinden sağlanacak ve Pardus’u makinelerine kuran on binlerin sağladığı tasarruftan, kamusal faydadan bahsetmiyorum bile…
“(…) sözleri olayın ne boyutlara geleceğinin sinyalini veriyormuş. Ali Işıngör gizlice “Ben size PR çalışması yaparım gelin bir oturup konuşalım” ya da “oturup konuştuk, bir işimi yoluna koyayım hepimiz kazanacağız” diyerek neler yapacağını anlatıyormuş. Ancak dank etti. Jetonla çalışıyor sanırım kafam…”
Evet, Pardus üzerinden bok gibi para kazanıyorum! Yanda, o çok konuşulan Boğaz manzaralı, gravyer peynirli ve domuz salamlı basın toplantımız için verdiğim teklifin çıktısını bulabilirsiniz. Yanlış okumuyorsunuz, ihalede verdiğim teklif tam 1 (yazıyla 1) YTL’lik… Adamı işte “böyle rezil eder” Onur Yalazı!
Ticari sırlarımızı “faş etmeye” devam edelim… Projenin başlangıcından bu yana, yaklaşık iki yıldır bu işi gönüllü olarak yapıyordum. Eşimin sahibi olduğu, altı çalışanlı Artistanbul ajansı, geçtiğimiz günlerde Pardus’un tanıtım ve basın süreçlerinin yönetimi için açılan “ihaleye” girdi ve en yakın teklifin yarısından bile az bir rakam vererek söz konusu yarışı kazandı. Meraklısına söyleyeyim bu arada: devlete karşı yasal yükümlülüklerimiz olan KDV (yüzde 18), Kurumlar Vergisi (yüzde 20), Stopaj (yüzde 15) ve diğer kesintiler alındıktan sonra bize kalan tutarın çok önemli bir kısmıyla da bünyemizde iki Pardus geliştiricisini istihdam etmeye başladık…
Bu arada yanlış anlaşılmasın, yaptığı işten para kazanmak, bir ticari kurumun da en doğal hakkıdır.
“Peki, o halde dertsiz başına dert alıp, bürokrasi yatağı devlet ihalelerine girip neden bir liralık ya da en ucuzun yarısından da ucuz komik teklifler veriyorsun? Aptal mısın?” diye sorabilirsiniz… Cevabım aslında çok basit: Çünkü kendimi bu ülkeye, bu topraklara borçlu hissediyorum. Bu nedenle de Linux’a (Pardus’a değil!) destek vermeye çalışıyorum.
Buna dair de “fi tarihinde” şöyle bir şey yazmıştım, meraklısı okur artık…
Bugün “Pardus ekibinin her bir elemanı pırlanta gibi markadır” çalışmasının sonunda, Pardus Ekibinin her bir elemanı “Küçük Dağları Yaratan, Açık Kaynak dünyasına dönüş yapan” yegane insanlar haline geldi.
demiş Onur Yalazı.. Bana basında çıkmış ve Erkan Tekman ve Koray Löker (ki bu ikinci isimden de emin değilim) dışında “herhangi bir” Pardus geliştiricisi ile yapılan tek bir röportaj gösterebilirse mutlu olacağım… Bugüne dek hiçbir geliştiriciyi marka haline getirmedik ve üç dört küçük paragraf dışında hiçbir geliştiricinin basına demeç verme şansı bile olmadı!
(…)
Bu arada bilmem biliyor musunuz, Bilgi Üniversitesi Açık Yazılım Günleri’nde karşılaştığımız Mustafa Akgül de Pardus’a yaptığım katkıyı, LKD için de vermemi istemişti? Nitekim, LKD’ye “Linux Şenliği” için de aynı hizmetleri “ücretsiz” bir şekilde verebileceğimize dair olan teklifimiz; sözlü olarak LKD gönüllüleri toplantısında, yazılı olarak da YK’ya iletilmişti…
Kısacası gizli kapaklı bir iş yaptığımız da yok!
Konfüçyüs özür dilemenin erdemine dair bir laf etmiş midir, ne dersin sevgili Meren?








Napoleon Bonaparte der ki, “He who knows how to flatter
A. Murat Eren | 13 Nisan 2007 | 9:16 pmNapoleon Bonaparte der ki, “He who knows how to flatter also knows how to slander”.
İftira atacak kadar alçalmayı kendisine yakıştıran birisinin özür dilemenin erdemine sahip olabileceğini beklemek fazla iyimser bir tutum. İftira atmaktan çekinmeyen birisinin özrü de yalakalığından gelir olsa olsa, buna da kimsenin ihtiyacı olmamalı bence. Boş vermek, üzülmemek gerekli.
Selamlar.
Onur Yalazı’nın yazması var ama okuması yok. Cidden yok!
sickprincess | 14 Nisan 2007 | 1:53 pmOnur Yalazı’nın yazması var ama okuması yok. Cidden yok!
Sayın Işıngör, bu tip insanlar kurumlarımızın ve halkımızın
Ali Kılıç | 15 Nisan 2007 | 5:39 pmSayın Işıngör,
bu tip insanlar kurumlarımızın ve halkımızın içine kadar sızdılar. Tek dertleri ülkemiz adına yapılan ve yapılacak her şeyi küçümsetmek, değersiz kılmak ve işlevsiz duruma düşürmektir.
Sizi yolsuzlukla suçlayan bu kişi, acaba kendisinin nereden beslendiğini açıklama yürekliliği gösterebilecek mi ?
Biz Pardus Gönüllüleri, siz Geliştiricilerimizin nezle olmasından bile korkuyoruz. Ama devam etseler, çok iyi de oluyor bee. Onlar saldırdıkça çoğalıyoruz. Türk Ulusu kimin ne olduğunu gayet iyi biliyor.
14 Nisan’da Ankara’da yürüyenlerin hepsi sizin arkanızda merak etmeyiniz.
Saygı ve sevgilerimi sunar, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Sayın Ali Kılıç; Zaten ortalık karışık... Ne olursunuz bu işlere "Türk
Ali Işıngör | 15 Nisan 2007 | 6:34 pmSayın Ali Kılıç;
Zaten ortalık karışık… Ne olursunuz bu işlere “Türk ulusu”, “14 Nisan Ankara yürüyüşü” gibi politik kavramları/duruşları sokup, içinden çıkılmaz çıkmaz sokaklar yaratmayalım.
Ben açıkçası çok da aldırmıyorum artık yazılan her şeye, siz de öyle yapın…
Sanırım tarihte bir hata var... 18 Aralık 2007 değil de 18
Cevher | 18 Nisan 2007 | 3:50 pmSanırım tarihte bir hata var…
18 Aralık 2007 değil de 18 Aralık 2006 olması gerekmiyor mu?
3.5 yıllık projenin maliyetinin 1 milyon YTL civarında olduğunu bilmiyordum.
hakan öztaş | 22 Nisan 2007 | 12:36 pm3.5 yıllık projenin maliyetinin 1 milyon YTL civarında olduğunu bilmiyordum. Buna “maliyet” bile denmez.
Sevgili Isingor, Pardus Gelistirme ekibinin yaptiklarini ve yapmaya calistiklarini buyuk bir
Sezgin | 23 Nisan 2007 | 4:06 pmSevgili Isingor,
Pardus Gelistirme ekibinin yaptiklarini ve yapmaya calistiklarini buyuk bir kiskanclik ve hasetle izliyoruz.
Uzerinde calistiginiz proje ile ilgili bizim de birikimimiz olsaydi da ucundan elverebilse idik diye dusunuyoruz ama el veremiyoruz.
Uzerinde calisilan ve gun be gun gelistirilen is icin sadece konu hakkinda birikim ve yetkinlikle SINIRLI olmadigini, Oz isinizden, ozel hayatinizdan zaman ayirmak, emek vermek, ozveriyle calismak gerektigini gorebiliyoruz.
Ya inanacak gelismeye katkili elestiriler yapacagiz, ya da hasetimiz bizi icin icin yiyecek ve korun fili tarifi gibi elestirecegiz.
Ister yapici,ister yikici olsun elestirilerimizle sizlerin bir ekip ruhuyla, amator bir sevda ile yaptiginiz islerini balcikla sivayamayacagiz.
Iyi niyetli de olsa konuyu tam bilemedikleri icin yapilan yanlis elestirileri ve Anadolu Parsini bilerek yaralamayi amaclayan saldirilarin sizleri yormasina izin vermeyeceginize inaniyoruz.
Ulasabildigimiz basta her gence, herkese Pardus Gelistirme ekibini ve yaptiklarini anlatmaya ve konuya ilgilerini cekmeye calismaliyiz.
Pardus Gelistirme ekibinin calismalarinin basariya ulasmasini ve yeni pardus projeleri gelistirecek gencler yetistirmenin onunu acmasini diliyorum.
Sevgiyle Kalin
Sezgin
Türk herşeyden anlar. Politakadan anlar,ekonomiden anlar,bir mühendis adayi olarak biliyorum
O|GuN | 2 Haziran 2007 | 10:15 pmTürk herşeyden anlar. Politakadan anlar,ekonomiden anlar,bir mühendis adayi olarak biliyorum en karmaşık mühendislik sorunlarından bile anlar ve şıp diye çözüm bulur. Sayın Onur bey de görünüş o ki herşeyden anlıyor. Artık kendisini böyle kabul etmek lazım.
Ben herşeyden anlamayan ve bunun farkında olan bir insan olarak ama diyebilirim ki Pardus öncelikle Türkiye içinde linux ve açık kaynaktan fazla haberdar olmayan insanları bile heyecanlandıracak ve bu konuda bulabildiği tüm kaynakları sömürecek kadar merak uyandıran bir proje. Bir insan bilgisayarına bir işletim sistemi kurarken heyecanlanır mı? 13 yıldır aktif bir bilgisayar kullanıcısı olarak söylüyorum ben Pardus’u yüklerken heyecanlandım. Şimdi çok mu anlıyorsun Pardus’dan derseniz hayır. Şuan bir linux kullanıcısı olarak bakarsak başlangıç seviyesinde bir kullanıcıyım.
Lafı uzatmadan başta söylemek istediğim şeye döneceğim. Sayın Ali Işıngör benim gibi birçok kişi sizin doğru ve güzel birşey yaptığınızın farkında ve sesimizi gazeteler ve benzeri mecralardan duyuramıyor olsak da inanın Onur beyden daha fazlayız.
Sizi seviyoruz devam edin. Çok canınız sıkıldığında bizim gibi herşeyden anlamayanları düşünün :)
Benim ilk bilgisayarım 486 dx2 işlemcili zamanının teknoloji harikasıydı (:
Evren Korkmaz | 4 Haziran 2007 | 7:45 amBenim ilk bilgisayarım 486 dx2 işlemcili zamanının teknoloji harikasıydı (: Pc yi ilk aldığımızda sevincimden evin yolu bitmek bilmedi,gece uyuyamadım..Şimdi sayıyorum Ali hocam, (3.1) . (95) , (98) , (xp) , ..
xp ye kadar hiç linux dağıtımı yüklemedim mi? yükledim ama sonrasında sildim.
Pardus başka.Buram buram emek kokusu geliyo her bilgisayarı açtığımda (: Ben çok sevdim.Eşe dosta da öneriyorum.Moralinizi bozmayın kendini bilmezler için.Kıskançlık olacak elbette.
Ben sıradan,acemi bi kullanıcıyım yavaş yavaş öğreniyorum.Belki şu anda size bi faydamız yok ama ilerde umarım bizim de bir yararımız olur.
Emeği geçen herkesin alnından öpüyorum..İyi ki varsınız.
Hey hey sakin olun Hocam döktürmüşsün ya Edep Yahu
Ahmet Atşabar | 20 Haziran 2007 | 4:07 pmHey hey sakin olun
Hocam döktürmüşsün ya Edep Yahu başlıklı yazında süper döşemişsin
ama bu kadar kızdıracak öfke neden
ya yazının tamamını eklemedin ya da bu işte başka işlerde var
ama bi itiraf edeyim yazı süper acayip gaza getirici bi yazı
Hatta yapılan yorumlardan belli oluyor. Böyle bi konuşma ile sen Roma yı bile yaktırabilirsin. Avukat olsan yaktırabilirsin bile adamı
Ne yapmış bu adam Pardus projesini mi bombalamış sadece bilgi istemiş ki büyük ihtimalle bu bilgi verilmemiş o da sitemini bildirmiş
Pardusla kesinlikle gurur duyuyorum.Çok güzel bi iş ve inanıyorum bi on sene içinde microsoftun hakimiyeti sona erecek ve bunda benim ülkeminde olması çok çok güzel bi şey ama bu kadar kin niye Onur bey e
Kafamın içinde soru işaretleri oluşturuyorsunuz.
Yoksa
Bu ülkede devleti çiftlik olarak gören bi sürü dinazor var bunlardan olmayın Lütfen…
Böyle tartışmalarada hiç gerek yok
Siz işinizi yapın insanlarımız size gereken övgüyü zaten vereceklerdir
Sayın Ahmet Atbaşar, Ali bey kibar birisi olduğundan, az bile söylemiş. Bir
Ludiste | 21 Haziran 2007 | 12:45 amSayın Ahmet Atbaşar,
Ali bey kibar birisi olduğundan, az bile söylemiş.
Bir süredir Onur Yalazı, Pardus hakkında saçma yazılar yazıyor; insanların ve kurumların ticari, tüzel ve gerçek kişiliklerine saldırıda bulunuyor. Bu arada ucuz popülizm yaparak, Pardus’u geliştiren insanları para ve şöhret peşinde koşan kişiler olarak göstermeye çalışıyor.
Bu arada bunu hemen söyleyeyim: Ali Bey, umarım yaptığınız hizmet karşılığında Pardus’tan düzgün bir para alıyorsunuzdur. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum, çünkü Türkiye’de Linux’un hayat şansının olması için özgür yazılım geliştiricilerinin bu işten para kazanması, sizinki gibi firmaların da bu ekosistemin bir parçası olması gerekiyor.
Hatta bir süre önce çalıştığı işten çıkartılan Onur Yalazı’nın da kendisine yeni bir iş bulup, para kazanması gerekiyor.
gerçekten fena geçirmişsiniz :)))) umarım bu iyi bir ders olmuştur
İskender Köroğlu | 21 Haziran 2007 | 12:52 amgerçekten fena geçirmişsiniz :)))) umarım bu iyi bir ders olmuştur o arkadaşa.sizi çok iyi anlıyorum çünkü bende geçmişte özgür yazılımla uğraşan ama sonradan maddikoşıullar nednyle bir kamukurumuna kapalı çözümler üreten bir firmada çalışmak zorunda kalan byrysyyim.halkbuki ozgur yazlimda para kazanabilseyfim belki de bugün ben yaptğı işten çokdaha gurur duyan birisi olacaktim.umarim hersey gonlunuzceolur.görkemabiye de selamlar