Aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin “özgürlüğü için…”

26 11 2006

"Yazı yazmam için bana çiçek, kuş özgürlüğü değil, içimdeki aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin özgürlüğü lazım. Küçücük özgürlükler değil, alabildiğine yüz verilmiş bir çocuk özgürlüğü istiyordum."

(Sait Faik Abasıyanık - Balıkçısını Bulan Olta adlı öyküden, syf 49)

 

Pardus... Özgürlük İçin...

"Sait Faik", Pardus 2007′nin en yeni betasının kod adı. 100 yıl önce, 18 Kasım 1906′da doğan öykücü Sait Faik Abasıyanık‘a adadık bu sürümü.

Peki, neden?

Aslında iki cevabı var bu sorunun. Birincisi, herkesin malumu. Martıların, sarhoşların, balıkçıların, dülger balığının, sokakların, İstanbul’un ve avareliğin yazarını bir de biz analım dedik. İstedik ki, Sait Faik’i sevenlerin, okuyanların, okuyup da hayal kuranların, martılara simit atanların sayısı artsın; İstanbul’a âşık olanların birkaç tane daha nedeni olsun…

İkinci nedenimiz ise biraz daha "derin" bir mevzuu…

"Özgürlük için" kod adımız Sait Faik olsun dedik! Öyle suya tirit bir özgürlük için değil, üzerinde düşündükçe daha da güzelleşen türden bir özgürlük. Yine Sait Faik’in deyimiyle söylemek gerekirse; bizim istediğimiz "çiçeğin ya da kuşun özgürlüğü" değil. Başka türlü bir şey bizim istediğimiz, ne ağaca benzer ne de buluta benzer… *

Bize içimizdeki aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin özgürlüğü lazım. Küçücük özgürlükler değil, alabildiğine yüz verilmiş bir çocuk özgürlüğünü istiyorduk! Öyle bir özgürlük olsun ki içinde yanlışı düzeltme özgürlüğü, korsan yazılım kullanmama özgürlüğü, seçme/vazgeçme özgürlüğü, dünyayı değiştirme hakkı, tembellik hakkı, aşk, eğlence ve bolca da içtenlik bulunsun!

Bu nedenle kampanya sloganımızı da "Özgürlük için" diye belirledik. Bu fikir ilk olarak, bir Pardus geliştiricisi olan Barış Metin‘in eşi Burçin’den çıktı. Ardından da proje yöneticimiz Erkan Tekman sloganı sahiplendi. Ekipten Umut Pulat ise bu sloganı taşıyan bir sürü şirin banner ve button/düğme hazırladı.

(…)

Sizlerin desteğine önümüzdeki dönemde daha çok ihtiyacımız olacak. Bu nedenle, tüm özgür yazılım destekçileri ile güçlerimizi birleştirerek, Türkiye’nin bugüne kadarki en büyük "viral/guerilla marketing" projelerinden birini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Projemizin birinci ayağı, "Özgürlük için.." ve "Pardus 2007" yazan banner ve butonların aynı anda yüzlerce, hatta gücümüz yeterse binlerce sitede birden yayınlanmasını sağlamaktan geçiyor.

Sesimizi çoğaltmaya ihtiyacımız var! Bloglarınızda, kişisel sitelerde, sokakta, okulunuzda bizim sesimiz olun!

Siz de bizim gibi "özgürlüğüne düşkün" ve özgür yazılımlara "birbirinin ardına sıralanan anlamsız 0 ve 1′ler"den öte bir anlam yüklüyorsanız, sizleri de aramıza bekleriz!

Özgürlük için…

Pardus 2007…

 

[ratings] 


Actions

Informations

10 responses to “Aşkın, deliliğin, oturmaz düşüncenin “özgürlüğü için…””

26 11 2006
Murat Sağlam (18:22:35) :

..."birbirinin ardına sıralanan anlamsız 1 ve 2′ler"...
Burada Makina dilini kastediyorsanız, 1 ve 0′lar olacak :)

26 11 2006
AliIsingor (18:33:08) :

Valla iyi gördün, yazıya “ismi lazım” değil bazı “anlı şanlı” Pardus geliştiricileri de göz atmıştı, yayınlanmadan önce :)

Sürüm öncesi yorgunluk diyerek, kıvrak bilek hareketleri ile olay mahallinden usulca süzülürken, koyboyumuz gün batımına doğru ilerler. Dilinde bir ıslık…

27 11 2006
orkun » Blog Archive » PARDUS’A DAİR (14:59:20) :

[…] Şu ana kadar Pardus’un tanıtımı için ciddi bir kampanya gerçekleşmedi. Evet, Pardus çeşitli basın organları tarafından gündeme getirildi, fakat yine de asıl Pardus tanıtımı, Ali Işıngör’ün kullanıcılarımızdan ve destekçilerimizden rica ettiği gibi profesyonel bir çabadan ziyade gönüllülerin viral olarak Pardus’u duyurması, dilden dile taşıması şeklinde gerçekleşti. Aşağıdaki grafik Pardus’un ulusal basında son bir yılda kaç kez yer aldığını gösteriyor (bu grafik gazetelerde bir şekilde yer alan minicik küpürleri de, iki sayfalık yazı dizilerini de kapsadığı gibi, sayıların gerçek değerlerden biraz daha küçük olma ihtimali de var)(önceki parantez içinde yazanlar da belki şu güne kadarki basın ilişkilerimizdeki başarısızlığımızın bir sonucu olarak yorumlanabilir): […]

27 11 2006
Atilla Aktuna (15:40:00) :

www.gunlerintortusu.com‘da bu adımı atmayı kendimize bir borç bildik ;)

Selamlar Pardus’a ve Sait Faik’e…

2 12 2006
Oktay Özcengiz (01:43:28) :

Ne oldu bizim Pardus’umuza? Ben eski butonlardakini saha sempatik buluyorum. Yeniler biraz asık suratlı gelmedi mi size?

Bizim “Anadolu Kaplanı” yetenekleri, becerileri arttıkça daha mı “çatık” olmaya başladı. Bir kamu kuruluşundan gülümseyen bir yüzle, “beni alın, beni alın!” diyen gözlerle haykıran maskot geldiğinde “Tamam!” demiştim. “Devlet, ‘Baba’ olmaktan çıktı; eş, dost, arkadaş oldu… Ne güzel!”

Şimdi bakıyorum da, karşısında ceketimi iliklemeden durduğumda, koltuğumda bacak bacak üzerine attığımda beni azarlayacak gibi, “Essas duruuuş!” diye bağıracakmış gibi bakıyor.

Halbuki o bir Linux dağıtımı. Dahası bizim dağıtımımız. Bizim dilimizi konuşuyor, bizim dilimizi düzgün konuşmamız için yardım ediyor, özendiriyor. İşlerimizi yapmamız için bir sürü gereçle geliyor. Biz de büyük bir mutlulukla daha iyi olabilmesi için destek veriyoruz.

Ne yani, şimdi yaptığım gibi; eşofmanım sırtımda, ayaklarımda terliklerimle, sakal traşım gelmiş, uykulu gözlerle bilgisayar başına oturamayacak mıyım bir daha? Yine “12″li günler mi başlıyor? (Yahut Kayhan’ın şarkısındaki gibi ‘Esmer Günler’) Yine tank taburlarında fazla mesai mi var? Hasan Mutlucan nerede?…

“Postal” fobim depreşmedi yeniden. “Yahu, amma uzattın, alt tarafı maskot bu.” demeyin bana. Linux için pengueni maskot seçerlerken Linus Torvalds 9 Mayıs 1996 tarihli mesajında ne diyordu?
“…
İnsanlara o dış hattı verin, ve şöyle demeliler [marazi tatlı ses, çocuk konuşması adeta] “Ooh, ne kadar boynuna sarılınası bir penguen, iddiaya girerim henüz tıka basa ringa balığı yemiştir”, ve küçük çocuklar da aşağı-yukarı zıplayıp hoplayıp “anne anne, benim de bir tane olabilir mi?” diye çığlık atmalı.

Ne boynuna sarılması, ben yeni Pardus karşısında tek şey yapmak istiyorum:
Sesimin son kertesine dek, boğazımı yırtarcasına, nefesim kesilene dek
“Oktay Özcengiz. 1963. Balıkesir. Emret komutanııım! diye bağırmak.
Hadi ordan yahu!

3 12 2006
herackles (02:51:18) :

Merhaba,
Açık koddan anlamayan, cahil bir “pencere” kullanıcısıyım.Lakin özgürlük olayı ile Pardus’u bir türlü aynı kefeye koyamıyorum.Tamam, güzel bir çalışma, büyük emek hatta benim koltuklarım da kabarıyor milliyetçi duygularımla ama… Mesela diyorum ki; eğer bizim TSK için falan olsa o zaman bütün kodları herkese verilir mi? E özgür yazılımı desteklemek olsa amaç, zaten yıllardır devletten yardım almadan (yani dünyada) herkes bunun için gönüllü olarak çalışıyor.Onlar da açık kodlu, onların da dil desteği var.Yani milleti yok.
E peki Pardus’un amacı nedir?

5 12 2006
AliIsingor (22:51:36) :

Sayın Oktay Özcengiz;

Kaplanımız değişmedi, 1.0′daki Pardus logosu neyse onu kullanıyoruz. Sanırım Sevgili Umut Pulat’ın Pardus için çizdiği sevimli kaplancık karakterimiz ile karıştırdınız logomuzu…

Merak etmeyin, sevimli kaplancığımızı yarın duyuracağımız yeni bir kampanyamız var, orada bol bol göreceksiniz :)

Dostlukla
Ali Işıngör

8 12 2006
sickprincess (23:02:34) :

Bu kampanya gün itibari ile duyruldu mu?

8 12 2006
Ali Işıngör (23:07:29) :

Evet :)

110 blogda banner ve butonlarımızı saydım . 1600 sitede de text tabanlı reklamlarımız dönmeye başladı!

Yarın ayrıntısını da anlatırım :)

13 12 2006
Talk is cheap… Arda Çetin » Blog Archive » Mobil Yaşam (00:29:35) :

[…] Dipteki Not:Bu girdideki diğer amaç Pardus’un özgür olması dışında getirdiği günlük hayatınızı kolaylaştıran avantajları ön plana çıkartmak olabilir, olmayabilir de.. […]

Leave a comment

You can use these tags : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>