Burkina Fasa Fiso Halk Cemahiriyesi

Ali Işıngör’ün politika, açık yazılım, çizgi roman, tarih ve popüler kültür üzerine gündüz sayıklamaları…
  • rss
  • Anasayfa
  • Diğer maceralar
  • Kampanya
  • İletişim

Güzel bir hafta sonu sabahı…

15 Temmuz 2006
hayat, tarih

icelim_guzelleselim_montezuma_efendi.jpg

Güzel bir hafta sonu akşamı…

Evde kedi ve ben yalnızız, ha bir de kininli sodam var. "Kinin" yüzyıllar boyu humma hastalığının ilacı olarak kullanılmış, herhalde şimdi de beni koruyordur! 4.000 kişilik İngiliz varlığının 400 milyonluk Hindistan’ı yönettiği (şaka değil) dönemde, Muson yağmurları öncesi ortalığı basan sıkıntılı havada serinlemek ve kininli acı ilacı içmek arasında binamaz kalmış bir İngiliz lordunun keşfi olsa gerek "Indian Tonic"…

Bildiğiniz sodanın içine kinini atmayı akıl eden bu İngiliz lorduna karşı dostane hisler duymak imkânsız olsa da, rafine bir "damak tadına" sahip olduğunu söylemek gerekiyor. Sabah sabah bu sıcakta insanı serinletebilecek iki şeyden biri bu. Diğerini zaten biliyorsunuz.

Aslında kinin de bir "sömürge mamulü", İspanyolların Aztek İmparatorluğu’nu yıkıp altın hırsıyla yerlilere işkence yaptıkları dönemde yerlilerin ağzından aldığı en önemli sırlardan biri olmuş kinin. Bu sır önemlidir, çünkü Azteklerle İspanyollar arasındaki sonucu baştan belli mücadele, tarihin ilk biyolojik savaşlarından biri olarak kabul edilir.

Her neyse, konumuza dönelim. İspanyolların Avrupa kıtasını binlerce yıl kasıp kavurmuş olan tifüs, sarı humma, sıtma ve çiçek hastalıklarına bir çeşit "bağışıklığı" vardır. Bu hastalıklar bazı İspanyolları da öldürmekle birlikte, büyük kayıplara yol açmamaktadır. Eski Dünya’dan gelen bu virüslere karşı hiçbir direnci olmayan yerliler içinse kitlesel ölümler kaçınılmazdır. Burada İspanyol kâşif ve generali Hernán Cortés’in yerlilere hastalık bulaştırma konusundaki özel çabasını anmadan olmayacak. Öyle ki, Cortés 1519′da Meksika’ya ayak bastığında Aztek İmparatorluğu’nda yaşayanların sayısı 15 milyondur. Avrupalıların taşıdığı salgın hastalıklar yüzünden bu rakam 1550′de 4 milyona, 1581′de ise 1,6 milyona düşer!

Bir süre sonra, yerlileri kırıp geçiren, İspanyolları ise "öldürmeyen ama süründüren" Avrupa hastalıklardan biri olan sıtmanın ilginç bir şekilde Peru’daki bazı yerli kabileleri hiç etkilemediği fark edilir. Yerlilere işkence yapılarak sıtma hastalığına karşı buldukları tedavinin sırrı öğrenilir. Chincona ağacının kabuklarından elde edilen bu madde, bugün modern tıbbın sıtmaya karşı kullanabildiği hâlâ tek ilaç olan "kinin"den başkası değil…

İspanyol sömürgecinin yerlilere işkenceyle sırrını söylettiği kinin, birkaç yüzyıl sonra bir başka sömürgeci, İngilizler tarafından sodayla karıştırılınca, ortaya adına "Hint karışımı" denilen leziz serinletici çıkmış. Bugün herhangi bir süpermarketten "Indian Tonic" (En iyisi ve kolay bulunanı Schweppes markalı olanlardır) adıyla satın alabileceğiniz bu içecek, yaz sıcağında susuzluğunu gidermek isteyen ama "gazlı ve şekerli" o iğrenç şeylere de alternatif bir serinletici arayanlara tavsiye edilir. Hatta taliplisi çıkarsa, geçen seferki gibi yine GFDL lisanslı olmak şartıyla, birkaç "Indian Tonic"li kokteyl tarifi bile verebilirim. Kokteyllerin bardak birim maliyeti, geçen seferki gibi biranınkine yakın olacak elbette :)…

Bu arada yukardaki resim, Mendoza Kodeksi‘nden alınma. Konusunu da hemen söyleyelim, 1540′lı yıllarda alkollü içecekleriyle "demlenen" Aztekler! Aztek toplumunda "sarhoş olma hakkı" sadece 60 yaşından büyüklere verilirmiş, kendini bilmeden içenleri ve o yaşa gelmeden sarhoşluk mertebesine ulaşanları kimi zaman "ölüm cezası" beklermiş…

Bir "Indian Tonic"den nerelere geldik, farkında mısınız?

[ratings]

Kategori
Hayat, Tarih
RSS Yorumlar
RSS Yorumlar
Trackback
Trackback

« Pardus 1.1 Alfa 2′ye doğru ilerlerken İnsan niye yaşar? »

5 yanıt var

Selam Ali abi, Eline sağlık güzel bir yazı. Sadexe küçük

Onur Yalazı | 16 Temmuz 2006 | 1:58 am

Selam Ali abi,

Eline sağlık güzel bir yazı. Sadexe küçük bir hatırlatma yapmak istedim,

“Yerlilere işkence yapılarak sıtma ilacına karşı buldukları tedavinin sırrı öğrenilir.”

Derken, sıtma hastalığına karşı buldukları tedaviyi kastettin sanırım.

Düzeltildi :)

isingor | 16 Temmuz 2006 | 2:14 am

Düzeltildi :)

ali abi tarifi bekliyoruz...geçen seferkine mango suyu ve kiwi kullanarak

ERDEM | 17 Temmuz 2006 | 8:26 pm

ali abi tarifi bekliyoruz…geçen seferkine mango suyu ve kiwi kullanarak farklı tatlar elde ettim bunada güzel bişeyler yaparız…

Schweppes'in sekerli de sekersiz de hastasiyiz...

sickprincess | 18 Temmuz 2006 | 2:57 am

Schweppes’in sekerli de sekersiz de hastasiyiz…

merhaba Ben üniversitede öğretim üyesiyin. İsveç Kralı ile ilgili yazıyı

Bayram Nazır | 16 Ekim 2006 | 2:47 pm

merhaba
Ben üniversitede öğretim üyesiyin. İsveç Kralı ile ilgili yazıyı yazan arkadaşla iletişim kurmak istiyorum. e-mailini nereden bulabilirim. Şimdiden göstereceğiniz ilgiye teşekkürler.

yrd. doç. dr. bayram nazır

Yorum gönder

Bu kodları kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Tersine Dünya


"Tersine dünya okulu eğitim kurumlarının en demokratiğidir. Giriş sınavı gerektirmez, kayıt parası almaz, derslerini bedavaya verir, herkese ve her yerde; yerde ve gökte... Tersine dünya okulunda, kurşun su üstünde kalmayı öğrenir, mantar suya batmayı. Yılanlar uçmayı ve bulutlar yollarda sürünmeyi..."
Eduardo Galeano-Tepetaklak

Biliyor Musunuz?


Son Yorumlar

  • 10 kaplan gücünde geliyoruz! yazısı için ela kurt tarafından yapılan yorum
  • Bir GPL projesi olarak “Open Cola” yazısı için Raketenstellungen in Griesheim tarafından yapılan yorum
  • Kampanya yazısı için dskai tarafından yapılan yorum
  • “Piglet, Çılgın Zürafa, Tavşan ve Miki Fare benim iyi dostlarımdır” yazısı için sohbet tarafından yapılan yorum
  • Blogların gücü adına… yazısı için atakan tarafından yapılan yorum

Yazı Kategorileri

  • Çizgi roman (12)
  • Özgür yazılım (92)
  • Blogger (29)
  • Coğrafya (20)
  • Edebiyat (32)
  • Fotoğraf (11)
  • Hayat (58)
  • Kültür (52)
  • Politika (25)
  • Sanat (9)
  • Tarih (22)
  • Türkiye (14)

Arşiv

  • Şubat 2008 (3)
  • Aralık 2007 (2)
  • Ağustos 2007 (1)
  • Temmuz 2007 (3)
  • Haziran 2007 (2)
  • Mayıs 2007 (5)
  • Nisan 2007 (2)
  • Mart 2007 (2)
  • Şubat 2007 (2)
  • Ocak 2007 (6)
  • Aralık 2006 (4)
  • Kasım 2006 (7)
  • Ekim 2006 (4)
  • Eylül 2006 (4)
  • Ağustos 2006 (2)
  • Temmuz 2006 (8)
  • Haziran 2006 (4)
  • Mayıs 2006 (3)
  • Nisan 2006 (5)
  • Mart 2006 (5)
  • Şubat 2006 (12)
  • Ocak 2006 (7)
  • Aralık 2005 (12)
  • Kasım 2005 (12)
  • Ekim 2005 (20)
  • Eylül 2005 (16)
  • Ağustos 2005 (19)
  • Temmuz 2005 (24)
  • Haziran 2005 (15)
  • Mayıs 2005 (14)
  • Nisan 2005 (8)

Son Yazılar

  • ECMA’dan Dersler: Bas bas paraları Leyla’ya-4
  • ECMA’dan Dersler: Tüh, sandalyemiz kalmadı!-3
  • Zeugma ya da Hasankeyf’i görmeyen gözler, İstanbul’u görür mü? (2)
  • Linux, Tekir ve kırmızı paraşütlü kedi…
  • Danilo Türk’tür Türk kalacak!
  • Özgürlükİçin tasarımcı arıyor!
  • “Enternasyonal Şalala”
  • Şark Tuhafiyesi
  • Milano, tasarım ve birkaç düşünce…
  • Just for fun!

Moleschino Tayfası

  • - Moleschino -
  • A. Murat Eren
  • Ahmet Aygün
  • Arda Uysal
  • Atilla Aktuna
  • Özlem Pak Işıngör
  • Barış Metin
  • Duygu Özpolat
  • Erkan Tekman
  • Hakan Uygun
  • Selma Şevkli
  • Zafer Karkaç

Hastasıyız

Özgürlük için Pardus...

Bunları dinliyorum

Tagboard

Creative Commons License

Bu site Creative Commons Lisansı ile korunmaktadır.
rss RSS Yorumlar valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox